Video Foto Galeri Yazarlar
29.4.2017 - Cumartesi

Kübra YILDIZ

SENDE CAHİLLERDEN MİSİN?

Yaratıcı Allah’tır. Öyleyse kullukta sadece ona aittir. Hamd ve kulluk edilmeye layık tek varlık Allah’tır. Hal böyle iken Allah’ı bırakıp başkalarına kulluk etmeye mi çağırıyorsunuz?

3 Aralık 2016 10:35
A
a
 
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Hamd, insanı yaratan, O’na emanetini yükleyen ve O’nu hidayete erdirmek için Peygamberler gönderip, kitaplar indiren Allah-u Teala’yadır.
Şahadet ederim ki, Allah’tan [c.c] başka İlah yoktur. O, tekdir ve ortağı yoktur. Yine şahadet ederim ki, Muhammed [s.a.v], O’nun kulu, Resul’ü, önder ve örneğimizdir ve O’ndan sonra Kıyamet’e kadar gelecek hiçbir Nebi/Peygamber yoktur. Salat ve Selam, Allah’ın Resul’üne, O’nun Ehl-i Beytine, Ashabına ve Kıyamet’e kadar getirdiği bu nurlu yolda yürüyen Muvahhidlerin üzerine olsun.

Deki “Ey cahiller, bana Allah’ın dışında bir başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz.’’ (Zümer 64)
Bu ayeti kerimeye baktığımızda sadece yüce Allah’ın zatını kulluk yapılmaya layık görmeleri gerektiği Nebiler ve Resuller de dahil diğer tüm varlıkların ve insanların kulluk makamında olduklarını zihinlerine yerleştirmektedir.

Yaratıcı Allah’tır. Öyleyse kullukta sadece ona aittir. Hamd ve kulluk edilmeye layık tek varlık Allah’tır. Hal böyle iken Allah’ı bırakıp başkalarına kulluk etmeye mi çağırıyorsunuz?

Yaratıcı olan rızık verici olan Allah’ı bırakıpta başkalarını hayatımda söz sahibi kabul edip onların sözlerini dinlemeye
arzularını gerçekleştirmeye mi çağırıyorsunuz beni? Oysaki Kainat nizamında Allah [c.c] bunca eserleri sergileyip dururken bunların sanatlarını ve yaratıcısına kulluk yapmamak ve tanımamak cahilliğin en akılsızcasıdır.

Hep tek bir anlama sıkıştırıp diğer anlamlarını ihmal ettiğimiz önemli bir Kuran Kavramı olan cehalet ve buna duçar olan cahilin ne anlama geldiğini Kuran aynasından bakarak öğrenelim. Kuran cahil, cahiliye ve cehalete dair onlarca ayette çok geniş ve farklı açıklamalarda bulunur.

Öncesinde “cahil kim’’ bunu öğrenmek için Türk dil kurumunun sözlüğüne baktığımızda cahilin manası “öğrenim görmemiş okumamış olanlar cahilmiş!’’
O halde “cahil’’ kime denir?
“Cehalet’’ nedir?
Toplumumuzda genellikle cahil sözcüğü yanlış öğretilenlerden dolayı “bilgisiz, eğitimsiz, okuma yazması olmayan’’ kişileri tanımlamak üzere kullanılmaktadır işte en büyük yanılgı ve algı bu anlayıştadır. Çünkü cahil bilgisiz ve eğitimsiz değildir. Bilakis okuma yazması olup bildikleri ve inandıklarını gerçek doğrular karşısında bile inatla ve kinle savunanlardır.

Buna en iyi örnek İslamiyetin gelişmesini engellemeye çalışan Müslümanlara işkence edip mallarına ve canlarına kast eden Ebu Cehildir! Ebu Cehilin asıl adı Amr bin Hişam’dır. Mekkenin liderlerinden olup “Ebul Hakem’’ yani “Bilgeliğin Babası-Herşeyi Bilen’’ olarak bilinirdi. Peygamberimiz yalanlayıp iftiralar atması ve Kuranı Kerimin emirlerini inkar etmesinden dolayı Müslümanlar Amr bin Hişam’a küfrün ve inkarcılığın önderi anlamında “Ebu Cehil’’ cehaletin babası demişlerdir.

Kuranın kime cahil dediğine baktığımızda Kuranda kullanılan “cahil’’ sıfatı, halk arasında bilinenden farklı bir anlam içerir. Kuranda ifade edilen cahillik, kişinin yaratılış amacından yaratıcımız olan Allah’ın üstün özelliklerinden kendisine gönderilen kitaptaki bilgi ve hikmetten sonsuz yaşamını ilgilendiren konulardan habersiz olması ve bu cehaletin doğurduğu şuursuz bir yaşam biçimini benimsemesidir. Allah’ı tek ilah olarak tanımayan, O’nun elçileriyle gönderdiği doğru yola itaat etmeyen insanların “cahillik’’ etmekte olduklarına Kuranda şöyle dikkat çekilmiştir:

“Dediler ki: Seni bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin? Şu halde eğer doğru söylüyorsan tehdit ettiğin şeyi, bize getir. Deki: İlim ancak Allah katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.’’ (Ahkaf Suresi 22-23)

Cehalet ise; doğrunun ve ilmin gerçeklerine uymayıp yalana, yanlışa ve inkara hizmet etmektir.

Okuma yazması olmayan birine cahil dememek gerekir. Bilgisizlik ve eğitimsizlik bir şekilde giderilebilir. Ancak cahil; hurafelerden, yalanlardan sapkınlıklardan beslenerek cehalet medeniyetini oluştururlar. Cehalet, cahillik her zaman kişiye kötülük yaptırır günah işletir. Cahiliye, cehalet mantığı üzerine kurulu dünya görüşünün, tutum ve davranışların genel adıdır. Bu görüşe sahip olanların davranışlarına cahili düşünceler ve inançlar yön verir. Onlar insanı hakka en doğru yola götürecek bir ilme sahip olmadıkları için kendi havalarının ölçüsünü doğru sanırlar. Cahili davranışlar her devirde ve her yerde görülebilir. Cahil kimselerin özelliklerine bakarsak, cahiliyyenin her zaman ve her yerde olabileceğini daha rahat anlarız.

Öyleyse cahiliye zihniyetinin en temel özellikleri nelerdir? Medine döneminde olan şu olay ilginç bir örnektir. Bu olay üzerine peygamberimiz her zaman gündeme gelebilecek cahiliye davranışlarına dikkat çekmiş ve ümmetini uyarmıştır.

Cahiliye döneminin birbirlerine düşman olan uzun seneler boyunca süren kan davaları sebebiyle birbirlerine saldıran evs ve hazrec kabileleri Müslüman olduktan sonra kardeş oldular ve düşmanlığa son verdiler. Bir gün onların tatlı tatlı sohbetlerini görüp bunu kıskanan Medineli Yahudi birisini göndererek eski günlerini hatırlatmalarını söyledi. O gönderilen kişide denileni yapınca her iki taraf silaha sarılarak savaşa kalkıştılar. Peygamber: “Ey Müslümanlar Allah, Allah; Allah’tan korkun ben aranızda iken Allah size hidayet verdikten sonra birbirinizi cahiliyyeyemi davet ediyorsunuz?’’

Cahiliyeyi yalnızca islamdan önceki dönem diye çevirme yanlış olacaktır. O dönemin adı cahiliyedir. Ancak bu kavram cahili davranış ve inançların genel adıdır.
Firavun nasıl, haddi aşan, azan, kibirlenip kendini, Allah’a muhtaç görmeyen zulmün ve tuğyanın sembolü ise cahiliyyede bilgisizliğin, bilgisizce hareket etmenin yaptığı şeyin sonucunu düşünmemenin Allah’ı ve O’nun ayetlerini anlamamanın Allah’a isyan etmenin ne kadar kötü olduğunu idrak edememenin sembol kavramıdır. İnsanların hevalarına uyduğu nefislerinin isteklerinin kulu oldukları Allah’ın hükümlerinin kabul edilmediği çeşitli ilahlara ibadet edildiği, sömürü ve zulmün bulunduğu kavmiyetçilik ve asabiyyenin yaygın olduğu hüküm vermede hakkın ve adaletin uygulanmadığı her yer ve zamanda cahiliyyede var demektir. Günümüzde de çeşit yerlerde tıpkı cahiliyye döneminde olduğu gibi Allah [c.c] unutulmuştur. Onun hükümleri insanların işlerine sokulmamakta hükümleri uymayı bir tarafa bırakalım yanlış, eksik hatta çağdışı sayılmaktadır. Günümüz insanların çoğu unuttukları tanımaktan mahrum kaldıkları Alemlerin Rabbi Allah’ın yerine rezil hayatlarında Allah’ın yerine sayısız ilahlar ve putlar bulmuşlardır. Musa (as) dediği gibi “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.’’ Bu anlamları dikkate aldığımızda efendimizin Mekkenin en kültürlü en asil insanına Ebu Cehil cehaletin babası dediğini daha iyi anlıyoruz. Vahye tamamen teslim olan kullandığı tüm kavramlarını ona inşa ettiren efendimiz nasıl ki cahilin çok iyi kavramıştıysa cehaleti de çok iyi kavramış, onu belli bir zamanın ve mekanın ismi olarak değil bir zihniyet ve hayat tarzının ifadesi olarak anlamış ve ümmetine de böyle anlamaları için çeşitli uyarılarda bulunmuştur.

Allah [c.c] ve peygamberini hakkıyla tanıyarak ve bilerek gereğini de yaparak cahillikten kurtulmanın bedelinin zor olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini de hesaplamayı unutmayınız!
Cahilin cehaletinden münafığın şerrinden Allah’a sığınırım!
Cehalet öyle binektir ki üzerine binen zelil olur. Arkadaşlık yapan yolunu kaybeder.
-HZ. OSMAN (r.a)
SELAM VE DUAYLA..

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
haberler Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama