Video Foto Galeri Yazarlar
30.5.2017 - Salı

Sevde GÖK

SARSILMADAN YÜRÜMEK...

Fethin ve halifelik makamının ayak sesleri duyulmaya başlandı,inanıyoruz ve sarsılmadan yürümeye devam ediyoruz

29 Aralık 2015 20:01
A
a
EbûHureyre(r.a)'ın rivayetiye şöyle buyurur Rasulullah s.a.s :
''Mü'min kişinin benzeri, bir sap üzerinde biten taze ekin gibidir. Rüzgar, ona hangi taraftan gelirse, onu eğer de yaprağı diğer tarafa döner, meyleder (fakat o,yıkılmaz). Rüzgar sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mü'min kişi de böyledir. Oda,belâ sebebiyle eğilir(fakat yıkılmaz). Haktan yüz çeviren kâfir kişinin benzeri ise, sert ve dimdik duran çam ve dağ servisi gibidir.Nihayet Allah onu ,dilediği zaman (bir seferde)kırar,devirir.''
(Sahih-i Buhâri,Kitabu't-Tevhid,B.32,Hds.92)

21.yüzyılın muvahhid mü'minlerine verilen nebevî mesaj...sert rüzgârlar ne taraftan eserse essin,kimlerden gelirse gelsin ,şiddeti ne derece olursa olsun,mü'min yıkılmaz,sarsılmaz,gayesine ulaşana kadar yoluna dosdoğru devam eder biiznillah.

Dünyanın dörtbir  tarafından ,tek millet olan küfür ehli,işgenceci zalimler islâm âlemine saldırmakta,rüzgarın şiddetini hergeçen gün daha da artırarak zulmü büyütmekte ve erkek,kadın,çocuk ,genç yaşlı ayırmaksazın döktükleri milyonlarca müslüman kanına yeni taze kanlar eklemeye devam etmektedirler.

Müslümanlara  karşı alınan ! tedbirler,esir almalar,zindanlar,işgenceler, islâm âlemini kadınıyla erkeğiyle ,bir sap üzerinde biten taze ekin gibi olmaya davet etmektedir.

Rüzgâr ona ne taraftan gelirse,onu eğer de yaprağı diğer tarafa döner,meyleder(fakat o,yıkılmaz).Rüzgar sakinleştiğinde yine doğrulur,İşte mü'min kişilerde böyle olmalıdır.Oda,belâ sebebiyle eğilmeli ama yıkılmamalıdırlar..imtihanların şiddeti geçtiğinde doğrulur dimdik ayağa kalkar.

Kur'an'daki Peygamber kıssalarının herbirinde bu imtihanların ,benzerleriyle birlikte daha da fazlasıyla yaşanmaktadır.gökyüzünden gelen bombalar,yanarak can veren müslümanlar,tanklarla ezlilenler,baltalarla doğrananlar,zulüm zindanlarında işgencelerle ,dayaklarla aç bırakılanlar,kimyasal bombalarla topluca zehirlenenler ve daha niceleri yaşanmaktadır...

İslâm âlemi,müslümanlığını sorgulayarak yolunu düzeltmelidir,acaba Peygamberlerin de çok daha ağır yaşadığı imtihanlar karşısında,sağlam sarsılmaz,kâmil imana sahipmiyiz,değil miyiz ? Bunun için Kur'an'dan peygamberlerin  kıssalarına bakmamız gerekir.

Hz.ADEM a.s ,hatasını anladı,kabul etti,itiraf etti tevbe etti...açık alânen ve gizlemeden,hatasında ısrar etmeden.Yasak ağaca dokunanlar,yasak meyvayı yiyenler (Allah'ın çizdiği haram sınırını aşanlar,günahlar işlerenler) gurur kibir yapmadan Allah'a itiraf ve tevbe etmeyi becermelidirler ve nasuh bir tevbeyle,birdaha o günahlara,yanlışlıklara  dönmemek şartıyla Rasûlün ve ashabın yoluna sımsıkı sarılmalıdırlar.

Hz.NUH a.s 'ma baktığımızda gördüğümüz ,10 asrı  aşkın süren yaşam içinde verilen mücadele ve asla pes etmeme...Aşağılayanlar,tahkir edenler,deli diyenler,denizi bırakmış karada gemi yapıyor diye alay edenler İlâhî mesajı,gözümüzle göremediğimiz mûcizeleri,hikmeti anlamayanlar,akılcılık yoluyla hesap yapıp sonucu görmeye çalışanlar anlayamazlardı ki,Nuh a.s'mı...Nuh peygamber bir semboldü,peygamber gözüyle bakan ve gelecek tûfanı gören yüce peygamber...cahil,hikmetsiz,irfansız,ibâdetsiz,zikirsiz insanlar anlayamazlardı o mübâreği...Oilâhi mesajlı hikmetle bakıyordu meşeleye ve Allah'ın karada yap dediği gemiyi ,sorgusuz,sualsiz,neden niçin demeden büyük bir teslimiyyetle inşa ediyordu.O büyük tufan gelecekti,yeryüzünü kaplayacaktı ve inkârcı toplulukların tümü istisnasız helâk olacaklardı... 

Ve Hz. HUD a.s ,Yemen'de bulunan Ad kavmine gönderilen peygamberdir: «Ad kavmine de kardesleri Hud'u (gönderdik). .. iri yarı,güçlü kuvvetli,dev gibi adamların ve maddî gücün varlığının karşısında,boyun eğmeyen,korkmayan ,Allah'ın en büyük güç olduğunu,Allah'dan başka hiç bir zatın cehennem azabıyla azablandıramayacağının  bilinciyle, İlâhî güce teslim olmuş hikmet sahibi yüce Peygamber...almamız gereken ders...bütün gücüyle,teknolojisiyle,bombalarıyla,uçaklarıyla,ümmet-i islâmın üzerine gelen çağın güçleri,en güçlü olan Allah'ın onları nasıl şiddetli bir rüzgarla devireceğini,ne şekilde yerin dibine geçireceğini tahmin dahi edememektedirler.Lâkin mü'minler,imanlarıyla,Kur'andan yaşanmış ibret dolu kıssalarla ve YüceAllah'ın âyetleriyle ilâhî hikmeti ve yarınlarımızı tahminetmeliler ve zaferlerin birgün er yada geç geleceğine,çok güçlü görünen kâfirler topluluğunun nasıl ddvrileceğine inanmalı ve sabırla yürümelidirler Hak yolda.

Hz.İBRAHİM a.s,ateşin kendisini yakmadığı, teslim olmuş o yüce peygamber...O inanıyordu ki,yüreğindeki iman aşkı,zerre kadar tereddüt etmeden kalbine yerleşen Allah'a teslimiyyet aşkıyla o ateşi söndüreceğini,bu dünyada olmasada cehennem ateşinin ona dokunmayacağını...Oysa Allah azze ve celle Onun için  bu dünyada emretti ateşe,"yakma"diye...Kâfirler ateşe attıklarında,rûhumuzun ve yüreğimizin yanmayacağını,imanımızın yanmayacağını,salih amellerimizin yanmayacağını,cennetimizin hebâ olmayacağını öğretti bize O yüce Peygamber...çünkü yananın,yok olanın  günahlarımız ve çürüyecek  olan bedenimiz olduğunu...Allah'a ve Rasûlüne olan imanımızın ,sevdamızın,verilecek (inşaallah)mükafatımızın  asla yanmayacağını ,elimizdeki güllerin tohumunu gerekirse ateşin içinde bile ekmemiz gerektiğini,ateşi suya çevirip o gülleri yetiştirenin Allah c.c olduğunu öğretti bizler Elhamdulillah.

Hz.İSMÂİL a.s,babası İbrahim peygamber gibi,teslim olmanın kurtuluş olduğunu öğretti bize. "Emrolunduğun şeyi yerine getir babacığım " derken, kendisinden  ilimcede,irfanca da,amelce de büyüklere ,küçücük çocukların da iman ettikleri takdirde,nasıl teslimiyyet gösterebileceklerini,nasıl sabırla sonucu bekleyeceklerini öğretti o küçücük yavrucak haliyle... 
Hz.YAKUP a.s...yitirdiği yavrusuna hasretle gözünü verme pahasıyla,Allah'dan ümîdin kesilmemesi  gerektiğini ,sevdasının,biricik evladının,kokusunu tâ mısırdan alarak kavuşacağı vuslatın mutlaka ama mutlaka gerçekleşeceğini öğretti bizlere..çok büyük bir sabırla ve çektiği çileler karşısında,derdini,hüznünü,kederini yalnız Allah ile paylaşmayı, devasının vuslatının yalnız O Yüce Allah katından verileceğini öğretti bizlere..bir de gerek ilim için gerek Allah yolunda cihad için giden yavrularımız,eşlerimiz için sabretmemiz gerektiğini,vuslatın bir gün mutlaka gerçekleşeceğini öğretti bizlere,Allah ister bu dünyada Allah ister ahirette,ama mutlaka...

Hz.YUSUF  a.s..."bir kişiden ne olur ki " diyenlere Kur'an'ın verdiği cevap..." mısır'a sultan olur,ümmete peygamber olur "mesajı...

Hz.EYYÜP a.s ın kıssası...sabretmenin hak etmek olduğunu,yeryüzüne hakim kılınması  gereken  Dînimiz için Allah yolunda cihadda,zindanlarda,işgencelerde alınan yaralara isyan etmeden nasıl sabredilmesi ve şükredilmesi gerektiğini öğreten yüce Peygamber...sabrın sonunda gelecek olan maddî manevî şifa ve şeytanlara ve nefse karşı kazanılan şerefli zafer...izzet."ayağını yere vur,yerden Allah'ın mûcizevî çıkaracağı şifa suları seni bekliyor" Sâd,41-42)
Hz.MUSA  a.s ,ve Firavun kıssası...tâ rahimlere kadar uzanan zulüm eli ve bütün zalimliğine rağmen sarayında firavunun kucağında büyütülen Peygamber Hz.Musa a.s...çok büyük imtihanlar,çileler,savaşlar...Alah'ın istediği son...

"Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere (müstaz'aflara) lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz." (28/Kasas, 5)

Allah azze ve celle,muvahhid mü'min kullarını  zayıf,güçden düşmüş görmek istemiyor,onları iktidar yapmak,tüm yeryüzüne mirasçılar kılmak istiyor..

Hz.DAVUD ve Hz.SÜLEYMAN  a.s'ın kıssası...Allah'a inanan ,imanına sahip çıkan,gerçek gücün Allah'a ait olduğunun ,hakiki saltanatın cennette olacağının bilinciyle yükselen zamanda,güç ve iktidara tapmadan nasıl iktidar olunurun gerçek hikayesi...
Hz.ZEKERİYYA a.s ve Hz.YAHYA a.s'ın hayatı...israiloğullarının zulmünü  olabildiğince artırdığı  alçalan zamanda,imanın ,onur ve izzetini  korumak için nasıl kurban olunurun yürek dağlayan hikayesi...Dâvâsı için kurban olmayı yüreğine yazmış,sırtına yüklemiş mü'minler olmanın ,mücahidler olmanın ,şehidler olmanın feryadı...Bütün bu acılar,çeşit çeşit imtihanlar yaşanırken,kendilerinden melek olmaları da beklenmiyor,yüce Yaradan biliyor insan olarak yaratıldıklarını...ve sabrederlerse imanlarıyla neler yapabileceklerini,yan gelip yatmayıp da demir zırhları kuşanmayı,eline âsâ (kılıç) almayı,dertlerimize derman aramayı...o derman mutlaka gelecek Allah'ın yasası bu...

HZ.İSA r.a,çarmığa gerileceğini bile bile ilahîmesajdan taviz vermeyen,tevhidi haykıran,gaybın neler getireceğini bilmeden ama sarsılmadan yürüyen,Allah'ın süprizleriyle mükafatlandırılan,ahir zaman mü'minlerinin vuslat için beklediği yüce peygamber...

HZ.MUHAMMED S.A.S ,savaş ve Rahmet Peygamberi...yaşayan Kur'an...
Ve ilâhî mesaj:

<<.........Allah'ın emri,mutlak yerini bulan bir kaderdir.>>(Ahzab,33/38)

Bir de Sahabe'ye bakalım,ders alalım...
EbûBekir sıddık,İbrâhim peygamberin peygamber olmamış hali,teslimiyyet sahibi..hzÖmer r.a ,hz.Musa a.s ın cesur,yürekli,güçlü iman sahibi ve 10 yıl sürecek asrı saadet döneminin lîderi...
Hz.Halid bin velid r.a ...cahiliyyesinde mekkenin cesur komutanı,iman ettikden sonra adı şanı cihana yazılan Allah'ın kılıcı,islâm ordusunun komutanı ,gurur kibirden uzak,ordunun başında da mütevazî,kafirlere karşı şedid, mü'minlere karşı merhametli,ordunun arkasında,ortasında dahî ,mütevazi şekilde mücahidler kazansın diye savaşan yiğit komutan,Adı kıyamete kadar zikredilecek mücahid...
Bebeği öldüğünde ağlamayan " Allah verdi, Allah aldı"diyen teslim olmuş annemiz Rumeysa hatun,zira ölen bebeğiydi,davası değil...
7 oğlunu Allah yolunda şehid veren 7 şehidler annesi Afra annemiz ..
Allah'ın göklere,yere ve dağlara yüklediği,ancak onların yüklenmekden kaçındığı (Ahzab,33/72) bu yüce emaneti taşımak,muvahhid mü'minlere nasib olmuştur yeryüzünde...tüm yeryüzünün mescid kılındığı dünyada ,yeryüzünü islâm âleminin emrine âmâde kılabilmek için,hertürlü imtihan karşısında sarsılmadan yürümek ,imanımızın gereğidir.İslâmın yeryüzünde hakim olması için sarsılmamak,yıkılmamak,düşsek de düştüğümüz yerden yiğitce kalkmak ve yola devam etmek,Allah c.c ve Rasûlünün emrettiği ve istediği ameldir ümmetimuhammedden...
 Kur'an'ın ve Müslümanların hür olmadığı, tutsak yaşadığı beldelerde rahat yaşamak, dünya rahatlığını terkedememek ,Müslüman yakışmaz. Kur'ân, özgürleşmedikçe; yeryüzüne hakim olmadıkça ,iman, ya kalplerde ,ya da küçücük dünyalarda gizli (tutsak) kalmaya mahkûmdur. Bu dâvâ hak dâvâ, bu yol direniş yoludur. Zalimlerin saldırıları sonucu korkmak veya darmadağın olmak, mü'min erkek ve mü'min kadınlara yakışmaz.
 Mü'minler, gevşememelidir. Gevşemezsek, zafer bizimdir. Yeter ki Allah'dan başkasının önünde eğilmeyelim...
"Sakın boyun eğme. Secde et ve yaklaş." (96/Alâk, 19)

Ümmetce ders çıkarıyoruz,ümîd ile yolumuza yürüyoruz sarsılmadan...
Bir sap üzerinde biten taze ekin gibi dedi Rasûlullah ümmetine,rüzgar esince yere eğilen,rüzgarın şiddeti geçtiğinde ayağa kalkan,yoluna devam eden ümmet...çünkü hedefimiz var,gâyemiz var,yolumuzun sonunda  vuslat var, zaferler var...Afganistan'ın hindikuş dağlarından 35 sene önce başlayan,şehid şeyh Abdullah Azzam 'ın, adına cihad dediği,şehid şeyh Usame bin Laden ile büyüdüğü,tüm dünyaya yayıldığı cihadın adıdır vuslat...bu vuslatımız ,Rasûlullah'ın mubarek dudaklarından dökülen hadis'lerle müjdelenmektedir.İNŞAALLAH Şam fetholunacak...Filistin fetholunacak..Ey ,insanlığın içinden çıkarılmış en hayırlı ümmet,Kur'an ve Sünnetle bakıyoruz ve yarınlarımızı görüyoruz biiznillah, belki yarın,belki yarından da yakın...

Fethin ve halifelik makamının ayak sesleri duyulmaya başlandı,inanıyoruz ve sarsılmadan yürümeye devam ediyoruz.unutmayın bu dâvâ şehidlerimizin kanlarıyla yükseliyor,müjdeler olsun...

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama