Video Foto Galeri Yazarlar
30.5.2017 - Salı

Sevde GÖK

SAHİP ÇIKILMASI GEREKEN CİHAD TOPRAKLARI, SURİYE

<< Ey imân edenler!. Allah Teâlâ'ya ve Peygambere hiyanet etmeyiniz ve emanetlerinize hiyanette bulunmayınız. Halbuki, siz bilirsiniz.>>

9 Haziran 2015 01:34
A
a
Ömer Nasuhî Bilmen r.a bu Âyet hakknda şöyle tefsir yapmıştır.

"   (Ey imân edenler!.) Ey Rasülü Ekreme tâbi olanlar!. (Allah Teâlâ'ya ve Peygambere hiyanet etmeyiniz) farzlara, sünnetlere aykırı hareketlerde bulunmayınız. Açıktan kabul ettiğiniz İslâmiyet'e aykırı şeyleri kalben gizleyip durmayın, müslümanların aleyhinde, dinsizlerin lehinde olacak hareketlere cür'et etmeyin, meselâ: İslâm hükümetinin sırlarını düşmanlara ihbarda bulunmak kötülüğünü işlemeyin (ve emanetlerinize hiyanette bulunmayınız) kendi aranızdaki emanetlere de, sözleşmelere de riayet etmez bir hâle düşmeyiniz veya üzerinize düşen dinî ve dünyevî vazifelerde istikametten ayrılmayınız. (Halbuki, siz bilirsiniz.) Hiyanet etmekte olduğunuza vâkıf bulunuyorsunuz. O halde öyle bile bile hiyanete nasıl cür'et edebilirsiniz?. Veyahut siz hiyanet ile istikametin, güzellik ile çirkinliğin arasını ayırd edecek bir bilgiye sahip bulunmaktasınız. O halde nasıl olur da hiyanet gibi bir aşağılığı işleyebilirsiniz?." (1)

21.asrın müslümanları,Allah'ın dînine ihanet etmeyin,( bu dîni yalnızlığa terk etmeyin),Rasûlüne s.a.s ,sünnetindeki buyruklarına,ihanet etmeyin,ümmetine bıraktığı emanetlerinize de ...

.Hz.Ömer r.a 'in halifeliği döneminde,.Sahabe tarafından fethedilen,Medîne islâm devleti topraklarına katılan ve ümmete emanet bırakılan Kudüs   VeŞam toprakları ,ve şerefli,izzetli,onurlu Şam cihadı...Bu cihadın başarıyla sonuçlanması ,fetihlerin gerçekleşmesi için ümmetce dua etmek,yardımlaşmak ,Allah c.c'a karşı,Rasûlü s.a.s'ne karşı,gelecek imanlı nesillere karşı imanımızın borcudur.

İmran bin Hani’den şöyle rivayet edilmiştir: 

“Ben muvaviye’yi minber üzerinde şunu söylerken işittim” : 

“Ümmetimden bir gurup Allah’ın emrini yerine getirmeye devam edecektir.Onları yalnız bırakanlar veya kendilerine muhalefet edenler, Allah’ın emri gelinceye kadar bir zarar veremezler ve onlar insanlara karşı muzaffer olacaklardır.” 

Sahih-i Müslim’de zikredilmiş olan bu Hadis-i Şerif’lerde belirtildiği gibi, böyle bir topluluk artık Şam’dadır ve varlığını başarılara ulaşıncaya kadar biiznillah devam ettirecektir. 

İmran bin Husayn’dan (r.a)Rasulullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: 

“Ümmetimden bir taife, hak üzere savaşmaya devam edecektir. Onlar kendilerine düşmanca davrananlara karşı galiptirler. Öyle ki,bunların sonuncusu Mesihu’d-Deccal’e   Karşı savaşırlar ."(2)

Allah'ın ve Rasûlünün sahip çıktığı cihada yüz çevirenler Allah'ın yardımını görememektedirler.Sûriye cihadına sessiz kalan yığınlar,Allah'ın c.c huzuruna çıktıklarında nasıl hesaba çekileceklerinin idrakine varamamaktadırlar.Rabbânî âlimlerin sesine,ilmine kulak vermeyenler,cahilce işledikleri fasık amelleriyle,ümmetin değerli emanetlerini kaybettiklerinin farkına varamamaktadırlar.

Hasan Basri r.a buyurdu ki,

"Şayet âlimler olmasaydı,insanlar hayvanlar derekesine düşerdi,"

Cahil,abid ve fasık(bu iki türden olan insanlar),İslâm'a en büyük darbeyi indirmektedirler.

Şehid Abdullah azzam r.a diyor ki,

"Samimiyet ve gayret yalnız olarak yeterli değildir,istikâmet gerekir ve istikâmette ilme bina edilmiş olmalıdır.Müslümanlata dokunan musîbetin bir çoğu yarı bilgili kimselerden kaynaklanmaktadır..." (3)

Müslümanlara dokunan musîbetlerin bir çoğu yarı bilgili,cahil kimselerin âlimmiş gibi kabul edilip peşlerinden gidilmesiyle,Tevhidin bozulup fısk-ı fücûrun kalblere ve amellere bulaşmasından kaynaklanmaktadır.

Rasûlullah s.a.s buyurdu:

"Rabbimiz Allah'dır de,sonra istikâmet (dosdoğru)üzere ol" (4)

Ebu Ferec ibn Receb şöyle dedi;

"Asıl istikâmet ,kalbin Tevhid üzere istikametidir,sabit kalmadıdır."

Ebu Bekir Sıddık r.a bu Âyet'i şöyle tefsir etmiştir,

"Onlar tevhidden başka bir şeye iltifat etmemek suretiyle istikamet üzere olanlar" demiştir.

Bugün Sûriye cihadına  en büyük zararı verenler,ehli sünnet ve'l cemaat müslümanlarla savaşanlar ,Rasûlullah'ın istikametini bozan,cahil hocaların yanlış telkinleriyle tevhidini bozan,Hz.Ali r.a'yi Allah'a şirk koşarak mü'minlerle savaşanlardır.Tevhid istikametinden sapmış, İran şiası, sapık nusayrîlerle birleşincetevhid ehli muvahhid mü'minlerle savaşmaları ,şirklerini,kin ve öfkelerini kusarak kan dökmeleri,İslâm âlemini saran büyük fitnelerden olmuştur.Hz.Ali'yi Allah c.c'a şirk koşan sapık nusayri mezhebi ! Ve mensubları İslâmâ ve müslümanlara en büyük zararı veren. Acımasız katiller olarak mü'minlerin üzerine kan,gözyaşı,işgence ve ölüm yağdıran savaşı başlatmışlardır. Onlara uyan alt tabaka da yani cemaatleride Rasûlullah s.a.s 'ın şu Hadis'i şeifinin muhatabıdırlar

Evs b.Şurahbil r.a'dan rivayetle

"Kim zalim olduğunu bildiği halde,bir zalime yardım etmek için giderse,İslâmdan çıkmış olur" (6)

Sûriye cihadına sesiz kalan yığınlar,dünyanın en. 1 milyarını oluşturan islâm âlemi,Rabbânî âlimlere değer vermedikleri,ikmin hakikatine yönelmedikleti için Hakk dinden çıkmış sapık şiaları,nusayrileri kardeş sanıp susmayı,uzak durmayı tercih etmektirler.

Rabbimiz Allah subhânehû Teâlâ buyuruyor;

" ........Ne zulmediniz,ne de zulme uğrayınız." ( Bakara,2/279)

Hz.Ali r.a demiştir ki, Mazlum,zalim kadar suçludur,eğer mazlum,zalimin zulmüne rıza göstermeseydi,zalim zulmünü nerede icra edecekti ?"

Geçmiş tarihlerdenbugüne,şia denilen güya Hz.Ali taraftarları,onu ilâh edinmiş,Allah c.c 'a ortak koşarak çoğalmışlar,fakat,hakkı bilen gören birçok sünnî müslüman sessiz kalmış,hakkıyla tebliğ yapmamışlar ve " akidenizi düzeltin,yanlış yola saptınız " diyememİşlerdir "dolayısıyla şialar farklı kollara ayrılarak iyice sapıtmış,zalimleşmiş,şimdilerde  ise müstekbirleşmişler olarak zulümlerini artırmış,Suriye cihadıyla birlikte tarihin en kanlı savaşı,sapık nusayrilerin şiayla birleşerek döktükleri sünni müslüman kanı zirveye ulaşmış bulunmaktadır.Peki, onlar bu kadar mütekebbirleşmiş hal üzereyken,onlara ya sessiz kalanlar,ya da onları halâ kardeş gibi sanıp arka çıkanlar,zulümlerinden vazgeçirmek için birleşip çaba sarfetmeyen ehli Sünnet ve'l-cemaat liderleri ve önde gidenleri ne yapmaktadırlar ?.Eğer  gerçekten onların kardeşleri olduğunu ! düşünüyor iseler,zalimi zulmünden men etmek için kollarından tutup hakka çevirmeleri,zulümlerine engel olmaları gerekmiyor muydu? !!!

Aslında bütün sünnî liderler,cemaatler de çok iyi bilmektedirler ki,sahabeye dil uzatan,hakaret eden,Hz.Âişe r.a annemizin namusuna iftira atan,12 imamı masum ! kabul  eden aşağılık zihniyet sahiplerinin şirk ehli olduklarını sapıtmış bir kavim olduklarını ...asla da(Allah'ın izni,nasibi)olmadıkça da)düzelmeyeceklerini, bu hâl üzere,İslâm âlemine zarar  vermeye devam edeceklerini...Dünyada ve özellikle Türkiye'deki sesiz kalan ehli sünnet ve'l cemaatin öncüleri,sapık şia ve nusayrîlerin dün,bugün Afganistan'da,Irak'da şimdi Suriye'de haçlı kafirlerle ittifak halinde sünnîlere verdikleri zararı,ölümleri yarın size,bize vermeyeklerinden eminler mi? 

Afganistan cihadına,Irak cihadına,Amerikayla aynı safta yer aldıklarını en az onlar kadar Sünnîlere zulmettiklerini,kadınlara tecavüz etiklerini,sonra Amerikalılara teslim ettikletini herkes bilmektedir ki,bütün bu olaylar,tüm dünyanın gözleri önünde yaşanmıştır.oysa yegâne Kitâbımız Kur'an'ın muhatabları olan mü'minler bilmelidirler ki, 

Hz.Musa r.a'ın Allah c.c ile olan ahdine kulak verelim:

<<Dedi ki;''Rabbim bana verdiğin nimetler adına,artık suçlu,günahkarlara(zalimlere)destek olmayacağım.>>(kasas, 80/27)

Ebu'l Al'a Mevdudi bu Ayet'in tefsiinde şunları bildirmektedir.

''Hz.Musa a.s'nın bu ahdi çok kapsamlı kelimelerle fade edilmiştir.O'nun bununla demek istediği,fert olsun,topluluk olsun,dünyada zulüm ve hainlik eden hiç kimseye yardımcı olmamak idi.İbn.Cerir ve diğer birkaç müffessirin de doğru anladığı gibi,o günlerde Hz.Musa a.s,fir'avun ve hükümetiyle olan ilişkilerini kesmeyi ahdetmiştir.Zira hükümet zalimdi ve ülkede kötü bir sistemi hakim kılmıştı,Daha sonra muttaki bir insanın böyle zorba bir krallıkta görev yapmaya,onun güç ve itibarının yükselmesine alet olmaya daha fazla devam edemeyeceğini anladı.Müslüman alimler,Hz.Mus a.s'ın bu sözünden genellikle şunu istidlal ederler.Bir mü'in,ister bir fert,ister bir zümre,isterse iktidardaki bir hükümet olsun,zalime yardım etmekten tamamen kaçınmalıdır.Bir kimse,Ashab'ın tanınmış tabiilerinden olan Ata b.Ebi Rabah'a sordu:''Benim kardeşim Emevi hakimiyyetinde olan Kufe'nin vali katibi...Gerçi halkın meseleleriyle ilgili kararları o vermiyor amakararlar onun kalemiyle neşrediliyor.Bu hizmetisürdürmek zorunda,çünkü bu onun tek gelir kaynağı...''Hz.Ata bu Ayet'i okudu ve şöle dedi,''o kardeşin kalemini elinden atsın.Rezzak Allah'dır.''

Başka bir emevi katibi,Amir Şa'bi'ye sordu,''ey Ebu Amr,ben yalnızca verilen kararları kaydedip,neşretmekten sorumluyum.Bunun dışında hiçbirşey yapmam.Bu memuriyet dolayısıyla kazandığım rızık helal mi,değil mi?'' O şöyle cevapladı;''Mümkündür ki masum bir cinayet suçuya hüküm giyer ve karar senin kaleminden çıkar,yahut birinin mülkü adaletsizce müsadere edilir,yahut bir başkasının evinin yıkılması emredilir ve tüm emirer senin kaleminden çıkar.''

sonra imam bu Ayet'i okudu.Bunun üzerine kati şunları söyledi:''Bu günden itibaren,kalemimden Emevilerin hükümleri çıkmayacak.''imam da karşılık verdi,''öyleyse Allah'da seni günlük rızkından mahrum bırakmayacak.''

Abdurrahman b.Müslim,Dahhak'dan yalnızca Buharaya gidip,oradaki memurların maaşlarını dağıtmasınıistemiştir,fakat o bunu bile reddetti.Arkadaşları bunda bir kötülük olmadığını söyleyince şöyle cevap verdi:''Bir zalime hiçbir şekilde yardımcı olmak istemem.''(6)

Zalimlere yardımcı olmaktan kaçınmak:

''Rabbim,bana verdiğin nimet hakkı için günahkarlara arka çıkmam.''

Ata dedi ki;''Hiç bir kimseye,bir zalime yardımcı olmak,ona katiplik yapmak,onunla arkadaşlık yapmak helal değildir,bunlardan herhangi birisini yapacak olursa,o zalimlere yardımcı olur.Hadis'i şerif'te şöyle buyurulmaktadır:Kıyamet gününde bir münadi:Nerede zalimler,nerede zalimlere benzeyenler ve zalimlere yardımcı olanlar,hatta onlara mürekkeb hokkası uzatan,yahut onların bir alemini yontan dahi olsa (nerede)?Bunların hepsi demirden bir tabuta topluca konulurlar ve bu tabutta cehenneme atılır.''(7)

Diğer bir mesele de şudur, Rasûlullah s.a.s buyurdu;

"Allahu Teâla,bu dinî günahkârlar eliyle de güçlendirir."(8)

Bir başka rivayette "günahkâr" kelimesi yerine "dinden nasibi olmayan topluluklar"denmektedir." (9)

Bütün bu yaşanan olayların,Allah katında hikmeti olduğu muhakkaktır.Azgınlıkta haddi aşan bu topluluklar  aslında hiç farkında olmadan İslâmâ ve sünnî müsmanlara yardım etmekte,suriye cihadına başarıyla sonuçlanmasına katkıda bulunmaktadırlar,ilk bakışta şerr olan,kötülüklerle dolu görünen bu savaş,samini,ihlaslı,muvahhid mü'minleri bir araya gerirmiş,Tâifetu'l Mansûra'yı oluşturmalarına  vesîle olmuştur.Ahir zaman seçilmiş Şam ehlinden oluşan Tâifetu'Mansûrası zaferlere doğru koşmaktadır,tüm dünya terketmiş olduğu halde,mücahidlere,açık ve net hiç bir ülkeden destek gelmediği halde,yalnızlığa terk edilmiş Suriye cihadı,fetihlere doğru yürümektedir biiznillah.

Kafir,zalim,fasık,dinden nasibi omayan topluluklar,sonu hüsranla ve ebedî cehennemle bitecek savaşa soyunmalarıyla Rasûlullah'ın müjdelediği Şam cihadını güçlendirdiklerinin  farkında bile değillerdir,evet,Allahc.c ,günahkârların (dinden nasibi olmayanların) eliyle,cihadı ve mü'minleri desteklemekte,güçlendirmekte,gerçek mü'minleri,dosdoğru yolda Kur'an ve Sünnet istikametinden ayrılmayan  tevhid ehlini zaferlere doğru yürütmektedir,şerefli,izzetli cihad ile inşaAllah.

Son olarak ,İslâm'a ve muvahhid mü'minlere savaş açan haçlılar topluluğuna,onların  en sağlam yardımcıları sapık şia ve nusayrilere karşı net tavır almayan liderler,ehli sünnet ve'l cemaat öndeleri,sesiz kalan yığınlar ,bilmelisiniz ki,bir gün bu acı sizi de yakar,sizin ve zavallı hiçbirşeyüden habersiz çocuklarınızın yatağına da ateş düşürür...Cemaatleri cemaat yapan müslümanlar topluluğu bilmelidir ve gaflet uykusundan uyanıp liderletini de sorgulamalıdırlar,Hakk istikamet üzere olup olmadıklarını araştırmalıdırlar,çünkü,Rasûlullah s.a.s buyurdu:

"Hâlıka isyan edip,mahluka itaat eden bir kimseye Allah,itaat ettiği mahluku musallat eder."(10)

Hiç kimse,Allah'ın emirlerine ters hareket eden liderine itaat etme hakkı olduğunu savunmaz.İtaat ,Rasûlullah'ın buyurduğu gibi;

"Allah'a karşı gelmede itaat yoktur,itaat ancak ma'ruftadır."(11)

Hiç bir tevhid ehli mü'min,slümanları öldürme hakları olduğunu savunan sapık zihniyet sahiplerine ve aşağılık savaşlarına sesiz kalamazlar ve Rasûlullah'ın ahir zaman müjdesini verdiği mübarek cihada sesiz ve kayıtsız kalamaz,kalmamalı...malıyla,canıyla,ilmiyle bu şerfli övülmüş cihada destek vermelidir.Rasûlullah s.a.s 'ın melekleri,Şam'ın üstüne kanatlarını gerdi" diye müjdelediği,Horasandan çıkan siyah sancaklıların,tâ ılliyyine(kudüs) kadar yürüyeceğini,ahir zaman hilafet makamının ilân edileceğinin müjdesini verdiği Tâifetu'l Mansûra'ya yardıma koşmak,dînimiz,imanımız bütün mü'minlerin maslahatı için farz-ı aryn olmuştur. Her mü'min gücü nisnetinde destek vermeli,İslâm âleminin yeniden tüm dünyaya hükmeden devlet olmadı için elinden geleni yapmalıdır inşaAllah.

" Rabbimiz,uyuyan müslümanları uyandır,doğru bilgiden mahrum inananlar topluluğunu bilgilendir,imanlarımızı kâmilleştir,salih amellerimizi artır.Zaferleri yakınlaştır.İslâm âlemİnin yüzünü güldür,acılarını son buldur,amin"""

-----------------

Dip not:

1-Ömer Nasuhî Bilmen,Tahavî Tefsiri,2006-2007,Enfal,8/27)

2-Sünen’i İbn Mâce, Kitâbu’l-Mukaddime, B.1 Hds.9

3-Tevbe Sûresi gölgesinde cihad dersleri,c.2,sh.92

4-Sünen-i Tirmîzî,Kitâbu'z- zühd,61

5-ibn.Kesir,Hadislerle Kur'anı kerim tefsiri,Dr.Bekir karlığa,dr.Bedrettin çetiner,ist.1984,c.5,sh.2089

6-Ruh'ul-Meani,C.20,sh.49

7-El-Camiu'li-Ahkami'l-Kur'an,imam Kurtubi,tercüme M.Beşir Eryarsoy,2002,ist.c,3sh.276)

8-Buharî,Kitâbu'l- cihad,182

9-Siyaset risalesi,imam ibn.Teymiyye,Tevhid yay.seri,11

10-Ahkâmu'l Kur'an)

11-Mevdûdî,Tefhimu'l-Kur'an,c.6sh.256-257,bkz.Mümtehîne12.Âyet'in tefsirinde.

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama