Video Foto Galeri Yazarlar
29.5.2017 - Pazartesi

Hacı KAR

ORUÇ YİNE RAMAZANA DENK GELDİ!

Herkes İslam’ın dini ihtiyaçlardan dolayı ay (kameri) takvimi kullandığını bilir. Bu takvime göre oruç ayı olan Ramazan ve hac ayı olan Zilhicce sırayla farklı mevsimlere düşer. İslam öncesi Arabistan’ında ay yılına gün ilavesi yapılarak güneş yılı yakalanırdı. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav) bu uygulamayı son haccı sırasında, vefatından sadece üç ay önce değiştirdi.

18 Mayıs 2017 17:59
A
a
Gökteki Hilal ile Ramazan orucuna start verecekolan alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. Salat ve selam olsun, sağ elime güneşi sol elime ayı verseniz ben davamdan vazgeçmem diyen Muhammed (sav)’e…

Herkes İslam’ın dini ihtiyaçlardan dolayı ay (kameri) takvimi kullandığını bilir. Bu takvime göre oruç ayı olan Ramazan ve hac ayı olan Zilhicce sırayla farklı mevsimlere düşer. İslam öncesi Arabistan’ında ay yılına gün ilavesi yapılarak güneş yılı yakalanırdı. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav) bu uygulamayı son haccı sırasında, vefatından sadece üç ay önce değiştirdi.

Bu yürürlükten kaldırma, meselenin esasını bilmeyenin kafasını karıştırır ve aşağılık kompleksine yakalandığı için başkalarını daima körü körüne izlemek isteyen kimseleri hayrete düşürür.

Bu İslami reformun pek çok yararlarından bahsedilebilir. Bunlardan şöyle bazılarını şöyle ifade edebiliriz:
Oruçla ilgili hususta bu reform çok yararlıdır. Çünkü bütün mevsimlerde yeme ve içme mahrumiyetine alışma imkânı sağlar. Yani ne her zaman katılık ne de her zaman kolaylık.

Orucu, malum olduğu gibi Ramazan ayında bir ay boyunca tutmak farzdır. Ramazan ise kamerî bir aydır. Ramazan, Kur'an'ın indirildiği ve içinde Kadir gecesi denilen çok faziletli bir gece bulunduğu, amellerin sevabının kat kat verildiği çok kıymetli bir aydır. Oruç da bu ayda tutulur. Diğer aylarda tutulan oruçlar nafiledir, yani fazladan sevap kazanmak için tutulan oruçlardır. Bu farz oruç için Ramazan'ın, yani kamerî bir ayın seçilmesinde de birtakım hikmetler vardır.

Kamerî yıl, güneş yılından 10-11 gün daha eksiktir. Böylece her yıl, güneş yılına nazaran Ramazan 11 gün kadar önce gelir. Böylece otuz yıl boyunca yılın her günü mutlaka Müslüman tarafından oruçlu geçirilmiş olur.

Yılın içerisinde uzun günler, kısa günler vardır. Hem sıcak ve hem de soğuk günler mevcuttur. Böylelikle bütün bölgelerdeki Müslümanlar, devletlerin her birinde orucun miktar ve şiddeti açısından eşit olurlar. Şayet güneş aylarından biri seçilmiş olsaydı, sıcak bölgelerde yaşayan Müslümanların payı, soğuk bölgelerde yaşayan Müslümanların payından daha ağır olurdu. Kimi, hayat boyunca uzun günlerde oruç tutarken, kimi de hayat boyu kısa günlerde oruç tutmuş olurdu. Ama kamerî ayseçildiğinden 30 yıllık bir devre içerisinde herkesin çektiği şiddet eşit seviyede olur.

Bir kimse yazın kavurucu sıcaklarında olduğu kadar, kışın dondurucu soğuklarında da bu mahrumiyetlere alışmış olur. Çeşitli meyveler ve değişik yiyecekler için belli mevsimler vardır. Böylece her bir devrede Müslüman, belli zamanlarda her yiyeceğe karşı kendisini tutabilme alışkanlığını kazanır. Buna karşılık oruçlu bulunduğu müddetçe yiyeceğin bir çeşidinden hayat boyu mahrum kalmamış olur.

İslam bütün dünyayı hedeflediğinden, çeşitli bölgelerin farklı iklimleri göz önünde bulundurulmalıydı. Eğer orucun, güneş takviminin belli bir ayında, yani belli bir mevsiminde tutulması emredilseydi, tabiata beklenen hedefe imkân tanımaz ve maddi olarak da yerine getirilmesi mümkün olmazdı. Gerçekten de kuzey yarımkürenin, ekvatorun kuzeyinde yer alan ülkelerin yazı, güney yarımkürenin, ekvatorun güneyindeki ülkelerin kışına denk düşer. Bundan başka, Ekvator bölgelerinde hoş bir mevsim olarak görülen kışın, kutup bölgelerinde bir dehşet olarak algılanması mümkündür. Çeşitli ülkelerin Müminleri arasındaki bu ayırım, ay takvimi benimsenerek kolayca bertaraf edilebilir. Böylece herkes Ramazan ayında sırayla bütün mevsimleri tatmış olacaktır.

Ramazan ayının oruç ayı olarak seçilmesinin ve insana bir yıl içerisinde dilediği ayı seçme yetkisi verilmemesinin zikrettiğimiz faydalarının yanında, ayrıca birçok sosyal etkileri vardır: Müslümanlara birlik şuuru aşılanmaktadır. Müslümanlar, topluca ve düzenli bir şekilde Allah'a teslim olmaya alışmaktadır. Onun için Müslümanların bulunduğu bölge ve memleketlerden birinde Ramazan hilâli görüldüğünde dünyadaki bütün Müslümanların oruca başlamaları gerekir.

Önümüzdeki günlerde Allah (cc) nasip ederse Ramazan’a iştirak edeceğiz. Niyet çok önemli. Ameller niyetlere göredir. Niyetimizin sahih olmasını Rabbimizden niyaz ederim.
Oruç tutan çok mu az mı? Bilemiyorum. Ama oruca niyetlenip de aç kalan ne kadar da çok.

Kendi kendimize soracak mıyız?  Ramazan’ın başlangıcındaki “ben” ile bitimindeki “ben” arasında fark olacak mı?
Selam ve dua ile…

 

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama