Video Foto Galeri Yazarlar
30.5.2017 - Salı

Molla Suheyl

Mü’mine Mücahide Hanımlara İthaf

Öncelikle ince bir meseleye değinerek başlayayım. İslamın askeri ve siyasi gücünden uzak kaldığı dönemlerde ortaya çıkan ve hala söndürülemeyen fitne ateşlerinden biri, belki de en alevlisi kadın konusudur.

25 Ekim 2014 17:08
A
a
Öncelikle ince bir meseleye değinerek başlayayım. İslamın askeri ve siyasi gücünden uzak kaldığı dönemlerde ortaya çıkan ve hala söndürülemeyen fitne ateşlerinden biri, belki de en alevlisi kadın konusudur. Müsteşrikler Kadının kadınlığı, doğurganlığı, hizmeti, sadakati, vefası ve kıyafeti gibi konuları alttan alttan irdelemiş ve nihayetinde müslüman kadınlar bile sonunda bu fitne ateşine “Acaba” ile iştirak etmeye başlamışlardır.

Allah’ın örtü emrini tatbik eden bayanlar arasında dahi “ezilmişlik” ve hak sahibi olamamaktan söz edilebilmektedir. Bu süreç sadece kıyafetten ibaret değil. Bayanlar bayan olmalarının en tabii gereklerinde bile yalpalama içindedirler. Eşlerine karşı batı standartlarında bir eş olma eğilimi, ümmetin çoğalmasında aktif bir rol almama eğilimi bu yalpalardan en yaygın örneklerdendir.

Bu yazılan birkaç cümleye modernistler moderne birçok sahte delil üretebilirler. Meseleye islam nazarından bakması gereken bizler bu modernistlerin sahtekârlıklarına karşı ferasetli olmalıyız. Ben derim ki; Siyah çarşafı içerisinde yazı kışı ayırt etmeden kınayıcıların kınamasına aldırış etmeden iffetini muhafaza ederek tüm kadınlara iffet dersi veren ve Rabbinin rızasından başkasını aramayan kadın zamanının sahabisi ve mücahidesidir.

Unutmayın ki islam güneşi doğduğu zamanda Roma’da kadının insan mı hayvan mı olduğu tartışılıyor ve yine o zamanın İran’ında kadın basit bir mal gibi el değiştiriyor ve yine o zamanın Mekke’sinde kız çocukları yüz karalığı ifade ediyor, değersiz mahlûklar kategorisinde yer alıyordu.

İslam güneşi sadece erkekleri değil kadınlarıda aydınlattı. Cahiliyyenin zifiri karanlığından pak bir şekilde çıkardı. O zamanın batı dünyası ile bu zamanın batı dünyası arasında aslında yine çok bir fark yok. Şu cümle bunu izaha muktedirdir sanırım. Şu zamanın batı dünyası kadının en önemli, en hayati vasfını elinden alıp demokrasi adına birkaç hak verdiğini söylüyor. Peki, Batı kadına ne karşılığında demokratik haklar veriyor. Söylemesi zor ama gerçek şu ki kadından iffetini alıp demokratik haklar veriyor. Peki, iffetsiz kadının itibarı nedir? Kısacası batılılaşma adına demokratlaşma adını hiçbir kadın iffetini feda etmemeli.

İslam ise kadına üstün bir seviye verdi. Allah kadını saltanatı içinde anne, kardeş, kız, eş olarak korumayı murad ettiği için erkek ve kadına aynı anda uymaları gereken kurallar koydu;

Kadın korunsun diye

İffet ebediyen muhafaza edilsin diye

İnsan nevinin çoğalma merkezi lekelenmesin diye…
 
Zina haram kılınıp isteyenlere ağır cezalar kondu.
 
Sırf kadın onurlu olsun ve lekelenmesin diye
 
Fuhuş ve ona yakın sözlerin konuşulması haram kılındı.
 
·         Kadın sultanlığı içinde dile dursun diye kadın etrafında dönen adi sözlere yasak kondu.
·         Kadına fuhuş isnad edip dört şahit getiremeyenlere ağır cezalar kondu.
·         Kadınlar her isteyenin görebileceği, sıradan bir konumda olmasınlar diye onlara tesettür emredildi.
·         Kadının eline el değdirmek bile ateşe el sokmak olarak değerlendirildi.
·         Kadının tek başına yolculuğu yasaklandı. Erkeğe onu götüreceği yere götürmesi emredildi.
·         Kadın korundu ki o da toplumu oluşturacak evlatları koruyacak toplumu korumuş olsun.

Bu sebeplerden ötürü tesettür bir bez parçasından ibaret değil. Tesettür; ahlaktır, yaşam tarzıdır. Ve dinin yaşanmasıdır yani dindir.
Mü’mine mücahide hanımlar İslam sizlere bu kadar hak vermiş ve sizleri yüceltmişken batının demokrasisini örnek almaya ne ihtiyacınız var.

Haber var islah eder, haber var ifsad eder
Adana Oto Kiralama Hatay Araç Kiralama Hatay Oto Kiralama