Video Foto Galeri Yazarlar
27.6.2017 - Salı

Molla Suheyl

Kıymetli Müslümanlar (Son) 4. Bölüm

Yazarımız Molla Süheyl'in Ana-baba'ya iyilik konulu ''Kıymetli Müslümanlar'' makalesinin 4. (SON) bölümünü okuyucularımıza sunuyoruz.

1 Haziran 2017 13:11
A
a
Makalenin 1. bölümünü okumak için tıklayın
Makalenin 2. bölümünü okumak için tıklayın
Makalenin 3. bölümünü okumak için tıklayın

İşte burada senin bir borcun var. Tüm bu borçlarını ödemek zorundasın. Onların yaşlılıklarında görebileceğin ve karşılaşacağım her türlü sıkıntılara katlanmak zorundasın. Hem buna rıza göstermelisin şayet mali imkanları yoksa onlara hoşnutsuzluk göstermeden yardım etmelisin. Onları istiyerek , “EFENDİLERİN” kabul edeceksin. Allah (cc)’a isyan etmeksizin. Onlara İTAAT’te bulunacaksın. Birini diğerinden üstün tutmayacaksın. Çünkü onlar da hiçbir kimseyi senden üstün tutmalıdır. Annen, babana nazaran seni yetiştirmede daha çok sıkıntılara katlandı; Seni karnında taşıdı, seni emzirdi, seni gözetip büyüttü. Onun senin üzerindeki hakkı babanın senin üzerindeki hakkından çok daha fazla üstündedir. Bir adam Resulullah’a gelip dedi ki:

            Ey Allah’ın Resulu, benim güzel arkadaşlığıma kim daha layıktır.(kime daha iyi arkadaşlık edeyim)? Resulullah; Annnen dedi. Sonra kim? Yine Annen buyurdu. Sonra kim diye sordu yine annen buyurdu. Sonra kim diye sordu sonra babandır buyurdular. Bir başka rivayette ise, “annen, sonra yine annen, sonra baban, sonra derece derece yakınların buyurdular.” (Buhari-Müslim)

            “Biz bugün öyle bir nesille karşı karşıyayız ki, bunlar ana babasına işkence edip, hanımlarına ve dostlarına da iyilikte bulunuyorlar. Bu artık kalplerin ve anlayışların farklılaşmasının bir örneğidir. Halbuki müslüman, hanımının efedisidir. Zira Rabbimiz şöyle buyurmuşlardır “Erkekler, Kadınlar üzerine yöneticidirler.”(Nisa-34)

            Kişinin annesi kişinin hanımefendisidir. DOLAYISIYLA EŞİNİN DE HANIMEFENDİSİDİR. Şayet sen sen onu evde hanımına tabi bir duruma getirirsen, hanımını ona hanımefendi yaparsan dolayısıyla herşey tersine döner. (günümüzde genel kabul gören anlayışlardan bir tanesi, kişi hanımının kendi anne ve babasına gösterdiği saygı ve hürmetten daha fazlasını göstermesini isterde, kendisi, hanımının anne ve babasına karşı saygı ve hürmetten uzak ya da saygı ve hürmeti en asgaride tutar. İşte bu yanlış muamelenin de günümüz müslümanlarından, sökülüp atılması bir zorunluluktur olup en kısa zamanda islami ahlak ile ahlaklanılmalıdır.)

            Nikah akdinin nasıl etmiş olduğunu sıla-i rahim hususunu da nikahtan sonra her müslüman yeniden gözden geçirmek zorundadır. Zira nikah ile birbirine bitiştirilmesi gereken (sıla edilmesi gereken) bağlar ve rahimler çerçeve olarak dahada genişlemiştir. Oluşan bu çerçevenin içerisinde fertlere en yakın olan eşlerinin ebeveyinleri sonra da mertebe itibarıyla da daha yakın olanlardır.

            Allah azze ve celle akrabalık hususunda yakınlık ve uzaklığı mahrem, Namahrem ölçüsü ile bize bildirilmiştir. Nikahı harem olan akrabalar ile Allah akrabalık mertebelerini bize bildirmiştir. Bu minvalde konumun istikametinde bilinmesi gerek ki kişinin hanımıyla nikahının ardından halvet-i sahiha vuku bulup cima vuku bulmadan da nikahladığı eşinin annesi kendisine haramdır. İlahi beyan neticesinde; ister kadın, ister erkek açısından olsun babaların kişinin kendisi için nasıl bir hal ifade ediyorsa, eşlerin ebeveyinlerinin de bu timsalde bir hal ifade etmesi zahir olmuştur. Senin dostunun sana olan iyilği oranında hakkı vardır. Senin üzerinde sırf bunun için babanın hakkını unutman sapıklıktır, dalalettir, düşüncesizliktir ve hafif meşrepliktir.

            Akıllı kişi o kimsedir ki anne ve babasını hoşnut kılan kimsedir. Buda tavır ve hareketleriyle  onları herşeyden ve herkesten üstün tuttuğunu, onları herkesten çok sevdiğini göstermek sağlanabilir; eşinden , çocuklarından... daha çok sevdiğini göstermek... Ev işlerinde çocukları ile ve hanımıyla istişarede bulunmadan önce onlarla istişarede bulunmak herkesten önce onları yedirmek, onları içirmek ve giydirmek gerekir. Şayet bir yolcukluktan geliyorsun öncelikle onların evine gidip kendilerini görmen gerek. Onlara yumuşak söz söylemen, kızdıklarında ise susman gerekir. Onlara iyilikle muamelede bulunmalısın. İstediklerinide gücün nispetinde yerine getirmelisin.

            Nesei’den rivayetle “cahime, Resulullah(sav)’e gelerek ben gazaya gitmek istiyorum, bunun içinde sizinle istişareye geldim dedi. Resulllah (sav) da senin annen varmı diye sordu. Oda evet dedi. Resulullah: “Ona bak, çünkü Cennet onların ayakları altındadır buyurdu.”

            Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Ahmet bin Hanbel’in Hz. Ebubekir’in kızı Esma (ranh)dan rivayet ettiklerine göre Esma demiştir ki “annem henüz müşrik iken yanıma geldi.
Bunun üzerine gidip Resulullah (sav)’den annem benden rağbet (yardım) bekleyerek bana geldi. Anneme yardım edeyim mi diye feva istediğimde “Evet annene yardım et” buyurdular.

            Sünnen-i Ebu Davud’da Ebu useyd es Saidi’den rivayete göre adamın biri Rasulullah (sav)’a şöyle sormuş; “Ey Allah’ın Rasulu, ölümlerinden sonra babam ve anama karşı sorumlu bulun doğum (yapabileceğim) bir şey kaldımı. Rasulullah (sav)’de evet o ikisine rahmet dilemek, onların bağışlanmaları için dua etmek, ölümlerinden sonra ahitlerini (vasiyetlerini) yerine getirmek. Yakınlığı ancak onlar karşı üzerine düşeni yapmak ve dostlarına ikramda bulunmaktır buyurdular. Said havva’nın sözü burada bitti.

            Tüm bu yazılanlar okudutan sonra sivri akıllı birileri diyebilir ki biz “ana ve babalarımıza her konuda itaat edemeyiz. Çünkü onların her söylemiş olduğu şeriatte mevcut değildir. Oysa itaat ancak marufta dır.” Bunu söyleye sivri zekalı kişilere söylenecek sözletin Allah’u alem en güzel:
  1. Sen Şeriatı ne kadar biliyorsun? Şeriatın binlerce, onbinlerce Kaziyye ve hükümlerin kaç tanesinden haberdarsın? Burada da denilecek olursa “ana ve babalarımız şeriarı bizim kadar da bilmiyorlar.” Bu cümle kesinlikle ve kesinlikle söylenenni ana ve babasından müstağni kılmadğı gibi onlara itaat etmesine de mani değildir. Aklı selim her insan bu cümlenin mefhum ve muhtevasının doğruluğunu kabul eder. Zira ana ve babaya itaat etmekte onların kamilen şeriatı bilmelerini zorunlu kılan sivri akıllın geri zekalılar kendilerini ya Şeriatı kamilen biliyor yada kendilerinin şeriatı kamilen belmekten müstağni olduklarını sanıyorlar. İşte bu anlayış onların dünya ve ahirette rüsvay bir durumda olmarına vesile olur. Çünkü şeriatta ana-babaya  iyilik ve ihsan vardır ayetle sabittir.
  2. İtaat ve saygı, hürmet, tazim, kıymet bilme kavramları birbirlerinden farklı kavramlardır. Şöyle ki; masiyetin emrinde itaatin söz konusu olmaması onlara saygı ve hürmetin de olmamasını gerektirmez bu durumun en bariz örneği ibrahim aleyhisselamın en güzel hürmet ifadesi olarak babasına arapça tabir ile: Ya ebedi(EY BABACIĞIM) hitabı ile hitab etmesidir. (Meryem-42-43-44-45) malumdur ki İbrahim aleyhisselamın babası puta tapan bir müşriktir. Yine İbrahim aleyhisselamın, babasının kendisine bu davetin vazgeçmezsen seni elbette taşlayacağım demesine mukabil de “Selam sana” demesi saygı ve hürmetin bariz olduğu ve olması gerektiğini isbat eden ayrı bir nass'tır.(Meryem-47)
Yine Kur’an-ı Kerimin ifadesi ile İbrahim aleyhisselam hakkında söylediğimiz bu sözlerin uyulması gereken doğru sözler olduğu şu ayet ile belirtilmektedir. ''Muhakkak sizin İbrahim’de en güzel örnek vardır.'' (Mümtehine 4)

Bu cümlelerden sonra en büyük temenni ana-babaların kadru kıymetinin bilinmesi husunda müslümanların biraz daha şuur sahibi olmasıdır.
Her kim burada yazılanlarıa uyarsa Allah’a yemin olsun ki hiçbir heva ve hevese uymaamış, bilakis Allah’ın kitabına, Rasululallah’ın sünnetine ve islam önderlerinin yoluna suluk etmiş olacaktır. Allah tevhidi tüm müslümanlara muvahhid anne ve babalar, muvahhid tüm anne ve babalara muvahhid evlatlar lutf-u ihsan eylesin.
Son olarak:

            Ey Rabbim, beni ve ana-babamı mağfiret et. (Nuh-28)
Alemlerin Rabbi Olan Allah’a hamd olsun.


----------------------------------------------------------------------------

Okuyucuya NOT; Bu makale uzun olması sebebiyle tahmini olarak 4. bölüm olarak yayınlanacaktır. Bu Makalenin 4. SON bölümüdür. (1.bölümü okumak için Tıklayın -  2. bölümü okumak için tıklayın - 3. bölümü okumak için Tıklayın)

Haber var islah eder, haber var ifsad eder